Arşiv

Genel kategorisi için arşiv

Uzman TV Röportajlarım – 1 (Sql Server)

Uzman TV ile yaptığımız Sql röportajlarında bana sordukları sorular ve cevaplarım;

SQL nasıl bir veritabanı dilidir? (SQL nasıl ortaya çıktı? Kim tarafında bulundu? Veritabanı nedir?)

Önce veritabanı ne demektir, ondan bahsetmek lazım. Veritabanı, bilgisayar ortamında bir düzen ile saklanan, programatik erişim imkanı bulunan, yönetilebilir, güncellenebilir, birbirleri arasında ilişkiler tanımlanabilir, bilgiler kümesidir.

SQL, ilk olarak IBM Research Center tarafından DB2 veritabanı ailesi için geliştirilmiştir. Daha sonra SQL dili, ANSI tarafından standartlaştırılmıştır.

Türkçe açılımı Yapılandırılmış Sorgu Dili anlamına gelmektedir. Verileri ve veri kümelerini modellemek ve yönetmek için kullanılır.

SQL, tanımlı anahtar kelimelerden oluşturulan sql cümleleri ile, veritabanına kayıt ekleyebilir, güncelleyebilir, silebilir veya varolan kayıtları listeleyebilir.

Microsoft Sql Server, Oracle ve hatta Access kendi SQL cümle yapısına yani diyalektiğine sahiptir.

Hangi tür şirketler SQL’den yararlanabilir? (Veritabanı uygulamalarını tercih eden firmalar nelerdir? SQL kullanması gereken uygulamalar hangileri?)

Günümüzde bilgisayar ve dolayısıyla yazılım kullanmayan, bunlara ihtiyaç olmayan iş kolu kalmadı. Ne kadar küçükte olsa, ne kadar büyükte olsa, her alandaki her firmanın mutlaka bilgisayar ve yazılım kullan birimleri vardır.

Genelde firmalar, kullandıkları bilgisayar programlarının verileri güvenli bir ortamda kaydetmesini, daha sonra aradığında bulabilmesini, gerekirse analiz edebilmesini, yaptığı analize ilişkin raporlar üretebilmesini beklemektedir.

Veritabanı uygulamaları kullanmadan böyle bir işlevselliği sağlayabilmek olanaksız olmasa da çok zor olacağından, hemen hemen tüm firmaların bir veritabanı yönetim sistemine ihtiyacı vardır diyebiliriz.

Bu açıdan bakacak olursak, ticari değer taşıyan hemen hemen tüm uygulamaların ve web sitelerinin veritabanına ihtiyacı vardır.

Şirketler kendilerine uygun veritabanı uygulamasını nasıl seçmeli? (Küçük ve orta ölçekli şirketler açık yazılımlar mı tercih etmeli? Veritabanı desteği veren firmalar var mı?)

Küçük ve orta şirketli firmalar genel de ücretsiz olan açık kaynak kodlu veritabanı yönetim sistemlerini tercih etmektedirler.

Daha büyük ölçekli firmalar ise, hem donanım, hem işletme, hem de personel maliyetlerini göze alabilerek, ücretli veritabanı yönetim sistemlerini tercih edebilirler.

Açık kaynak kodlu veritabanı yönetim sistemlerinin, genelde desteğini veren firma bulmak zordur. Örneğin, bugün piyasada MySql desteği veren firma bulmak hakikatten zordur.

Microsoft Sql Server, Oracle, IBM DB2 gibi veritabanı yönetim sistemlerinin ise, desteği üretici firmaların Türkiye acentelerinden edinilebilir.

Firmalar, Microsoft Sql Server’ın desteğini, Microsoft Türkiye’den, Oracle’ın desteğini Oracle Türkiye’den, IBM DB2’nun desteğini IBM Türkiye’den alabilirler.

Veritabanı uygulamaları arasında ne tür farklar var? (MySQL, Windows SQL gibi programlar nasıl karşılaştırılmalı? Eksik ve fazlaları nasıl değerlendirilmeli?)

Microsoft’un Microsoft Sql Server ve Sql Express uygulamaları, Oracle’ın Oracle uygulaması, IBM’in DB2 uygulaması, gene Microsoft’un Access uygulaması ve açık kod olan MySQL uygulaması veritabanı yönetim sistemlerine örnektir.

Bu veritabanı yönetim sistemleri içinde ücretsiz olanlar vardır; Microsoft’un Sql Express versiyonu gibi. Bu ücretsiz veritabanı yönetim sistemleri genelde bazı kısıtlara sahiptirler. Örneğin, sunucunun hafızasının ve işlemcisinin sadece belli bir miktarını kullanabilirler, belli boyuta kadar veri saklayabilirler, gibi.

Ölçeklendirecek olursak, “büyük” ölçekli diyebileceğimiz Microsoft Sql Server, Oracle, IBM DB2 gibi veritabanı yönetim sistemleri, hem satın alma anlamında, hem de çalışmak için ihtiyaç duyduğu donanım ve yönetim için için gerekli personel maliyeti anlamında pahalıdır.

Bunların yanında MySql gibi, açık kaynaklı yazılımlar sayesinde, düşük maliyetli veritabanı yönetim sistemi sahibi olunabilir.

Haziran 2010 Etkinliklerim

Mayıs ayında olduğu gibi, Haziran ayında da pek boş durmadım.

Bahçeşehir Üniversitesinin son haftasonu XNA – Oyun Programlama seminerini verdim.

Ayrıca BilgeAdam Beşiktaş şubesinde ASP.NET 4.0 ve C# 4.0 üzerine iki tane seminerim oldu.

Mayıs 2010 Etkinliklerim

Etkinliklerim sayfamdan da görebileceğiniz gibi, bu ay gayet dolu geçti.

Bahçeşehir Üniversitesinde 4 haftasonu XNA – Oyun Programlama seminerleri verdim.

Ayrıca uzmantv.com ile SQL üzerine 8 röportaj yaptım.

Buradaki makaleden, uzmantv.com röportajlarımın metinlerine ulaşabilirsiniz.

Best Philosophical Quotes

15 Kasım 2009 4 yorum

Web’de gezerken karşılaştığım ve çok hoşuma giden bir sayfada okuduklarımı paylaşmak istiyorum;

Tek saati olan bir adam saatin kaç olduğunu bilir, iki saati olan bir adam ise asla emin olamaz. (Lee Segall)

Hiç dört-yapraklı yonca bulamamış bir insan da şanslı mıdır? (Stanislaw J. Lec)

Bir insan kendine inandığı kadar büyük değildir, Ona inanan insan sayısı kadar büyüktür. (Woodrow Wilson)

Herşeyin güzelliği vardır, fakat herkes göremez. (Confucius)

Her problem kendi çözümünün tohumlarını içerir (Stenley Arnold)

İyi huy (nezaket), sağırların duyabildiği, körlerin görebildiği bir dildir. (Mark Twain)

Geriye bakarken ileri yürüyemezsin

Eğer gerçekler teori ile uyumsuzsa, teoriyi değiştir.

Kaynak : Best Philosophical Quotes

Pi sayısının ilk 1.000.000 hanesi

Gene internette geziyorum ve gene ilginç bir siteye rastlıyorum,

http://3.141592653589793238462643383279502884197169399375105820974944592.com

Okuldaki matematik derslerinde uyumayan kişiler, bu sitenin PI sayısı ile alakalı olduğunu hemen anlamışlardır.

Siteye girdiğiniz zaman, sizi Austin Powers filminden bir karakter (Dr. Evil) karşılıyor.

Karşılama resminin hemen altında, PI rakamının ilk 1.000.000 hanesi başlıyor. Fakat henüz 401. karakterdeyken kesiliyor ve bir mesaj okumaya başlıyorsunuz.

Komik bir dille yazılmış bu mesaj’da, server’ı korumak için, geri kalan hanelerin gizlendiğini, eğer görmek istiyorsak index2.html dosyasına bakmamız gerektiği yazıyor.

Söylediğini yapıp index2.html‘e gittiğimizde, karşılama resmi ve altında PI rakamının ilk 1.000.000 hanesinin başlangıcını görüyoruz. Ama o da ne? Gene yarıda kesilmiş.

Aynı derece komik bir mesajla, yalan söylediğini itiraf ediyor ve index3.html dosyasına bakmamızı öneriyor.

index3.html dosyasında artık PI rakamını göreceğimizi ümit ederken, ne görelim? Gene kesilmiş. :@ Üstelik bu sefer açıkça şu sayfaya bakın da demiyor.

Bunun yerine, hangi html dosyasına bakacağınızı siz bulmalısınız diyor. Bir de ipucu veriyor index4.html değil!!

Eğer arayıpta bulamazsanız, benim bulduğum cevap burada..

Mesleklere göre güneş yanığı izleri (amele yanığı)

Codinghorror sitesinde rastgeldiğim güzel bir resim…

Mesleklere göre yaz tatilinden güneş yanığı izleri

Sizin yaz yanığınız nasıl? ( Benimki kendini hemen belli ediyor ;) )

Bug – Debug

Programcılık jargonunda, yazılımda bulunan hatalara “bug”, bu hataları ayıklama işlemine ise “debug” denir.

Kelimenin ingilizce karşılığı olarak, bug: böcek, debug ise böcekten arındırmak demektir.

Bug ve debug kelimelerinin hata ve hata ayıklama anlamında kullanılmaya başlanmasının hikayesi çok ilginçtir.

Şuradan detayına ulaşabileceğiniz wikipedia yazısı’na göre, bug kelimesinin, “yazılımda hata” anlamında kullanılmaya başlanması 1842 yılına kadar uzanır.

Ama bug ve debug kelimelerinin, yazılım’da hata ve yazılımı hatalardan arındırma anlamlarında “popüler” olarak kullanılmaya başlanması, 1947 yılından sonra gerçekleşir.

Wikipedia’daki Debug konusunda detaylarına ulaşabileceğiniz yazıya göre, Harvard Üniversitesinde MARK II bilgisayarı üzerinde çalışmakla görevli Amiral Grace Hopper, bu tarihte, nedense bilgisayarın istenildiği gibi çalışmadığını farkeder.

Devasa bir oda büyüklüğünde olan bu bilgisayarda, soruna neyin yol açtığını bulmak için çalışırlar ve sonunda bulurlarda.

Bilgisayarın F Panelinde bulunan devrenin, 70 numaralı rölesine moth (bir çeşit kelebek) girmiş ve hem kendisini, hem de devreyi yakmıştır.

Böceğin devreden çıkartılması ve gerekli tamiratın yapılmasından sonra, bilgisayarın günlük kontrol defterine, sorunu bulduklarını ve çözdüklerini, 9 Eylül 1947 sayfasına, saat 15:45′te yazarlar:

“First actual case of bug being found” (“Böceğin ilk vakası bulunmuştur”).

Ve röleden çıkarttıkları böceği bantla sayfaya yapıştırırlar.

Washington D.C.’ye yolu düşenler National Museum of American History‘de saklanan bu ünlü sayfayı görme şansına erişecektir. Her ihtimale karşı, gidemeyenler için :

Kaynak : Wikipedia (Bug), Wikipedia  (Software Bug), Wikipedia (Amiral Grace Hopper)

CV oluşturma sihirbazı : Jobspice

Çalışan sirkülasyonunun çok olduğu ülkemizde, yeni iş arayanların olmazsa olmaz ihtiyacı güncel, formal bir cv’dir.

CV yazmakla uğraşmak yerine, sihirbaz kullanarak oluşturmak isteyen kullanıcılar için güzel bir alternatif buldum;

http://www.jobspice.com/

Web 2.0′ın nimetlerinden faydalanarak (son günlerde herkes web 2.0 diyor nedense??) CV’sini online ortamda oluşturmak, printer’dan çıktı almak, PDF formatında download etmek isteyenler için kullanışlı bir araç.

Merhaba Türkiye, Merhaba Web!

Yeni sitemin ilk yazısı ile gözlerimi açıyorum.

Bundan sonra özellikle programcılık alanında (C#, VB.NET, SQL, ASP.NET, Reporting Services, XNA, WCF, WF, WPF, Silverlight, javascript, jquery, extJs, … ) yazılarımı sürekli sizlerle paylaşıyor olacağım.

Haydi hayırlı olsun..